Ve İskelede Oturan Ben

14.4.14



Yolculuklar bazen kendine şu soruyu sordurur:  'ya burada, böyle bir hayat yaşasaydım nasıl olurdu?', ve sonra hayal kurdurur. Her gün gözünü, denizin kıyısındaki böyle bir dağ yamacında açtığını hayal eder, günün nasıl geçeceği hakkında yorumlar yaparken bulursun kendini. Çok iyi hayal kurabilenlerin bir kaç ay sonra canı bile sıkılabilir. 

Bu yolculuk yeni değil. 5-6 ay öncesinden. (Ama filmlerin yeni yıkanmış olması geç koymam için güzel bir bahane olabilir.) 


En çok güneşin batışını sevdim, 
ve her gün bir tepeye çıkıp güneşin batışını kutlamamızı


Yanımda polaroid makinası ve bu 'dörtgöz' adını verdiğim 'holga'm vardı. 


Galiba film çekmeyi daha çok seviyorum. Çünkü tesadüflere izin veriyor. 


Bu fotoğrafta en çok arkadaki yüzen beyaz topu sevdim. 


ve iskelede oturan ben. 

-son-

Defter #1 / Ses

15.2.14


Kumdan Kale

27.10.13


Geçen hafta sevgiliyle yaptığımız kumdan kale.
Hani şu yazıda bahsettiğim.

Denizle kucaklaşma

24.8.13


Fotoğraf

21.8.13


Işık

20.8.13


Bazen çok güzel bir ışık düşüyor ve o anı unutmamak için bakıyorum. Tüm detayları aklımda tutmaya çalışıyorum. Sonra bir fotoğraf çekiyorum. Eğer şanslıysam ve fotoğraf makinamda ışığı benim kadar sevdiyse sonrasında yıkanan fotoğraflar harikulade oluyor.

Atlamak

19.8.13


Kendini denize bırakmak

Zaman

18.8.13


Zamanın geçtiğini güneşin, yıldızların, denizin ve ayın haber verdiği günler yaşamak çok keyifliydi. 


Yolculuk

29.7.13



Yeni gördüğüm her şey; tüm yeni açmış ve adını bilmediğim pembe çiçekler ve dallardan sarkan sarı ve beyaz açmamış olanlar,  topraktan fırlamış kökler, onları saran yapraklar, ve yaprakları taşıyan dallar; durmadan parlayan güneşi yumuşatan rüzgar, yelkenlililer geçince dalgalanan suyun sesi ve gece karanlığa gömülen ama yüzeyindeki parlaklığı kaybetmeyen deniz; ve eski kilisenin kalıntıları, taşlar, yarım kalmış duvarlar, havada asılı kalmış kemerler, yerlerini çim kaplanmış odalar, yerin ruhu, tenimdeki sıcaklık ve
dokunduğum her şeyin yumuşadığı o yer,
suyla karışan o küçük şişenin içindeki sabunun kokusunda saklandı.
Artık o şişeyi her açtığımda aynı yerdeyim.
 

yıldız bilimcisiyim ben © All rights reserved · Theme by Blog Milk · Blogger