415 gram

29.3.14





Bugün harika bir güne uyandım. Yağmurlu ve soğuk. Sabah erken kalktım. Sevgilinin mis gibi kokan ensesinden kendimi zorla kopardım. Daha şehrin uyanmadığı bir aralıktı. Kendimi bir anlığına da olsa özgür hissettim. Sanki bizi boğan devlet daha uyanmamış gibiydi. Ben de parmak ucumda dışarı çıktım.
Bakalım bugün neler yaşayacağız, neye şaşıracağız, nasıl ezileceğiz? Hani bu çinlilerin bazı fotoğrafları çıkmıştı ya olimpiyat zamanı, olimpiyata hazırlanan minikleri ezen koskoca ayaklar vardı. İşte tam olarak kendimi o ayakların altında ezilen çocuk gibi hissediyorum.

Hala daha uyanmamışken bu dev, atölyeye gelip bunları yazıyorum. Uzun bir süredir hakkında yazamadığım kitabımı, yazmak, tanıtmak ve internet satışına koyduğumu söylemek istedim.

Bu kitabı yapma fikri iki yaz önce bir gün evimin çatısında otururken geldi. Bir şeyler yazıp duruyordum ve yazdıklarım bir kitaba dönüşürse sanki kelimelerim için bir mekan yaratacakmış gibi hissettim. Aynı heykellerin bulundukları mekanda, etraflarındaki boşlukla var olmaları gibi; kelimelerim için bir mekan yaratmak ve o boşluğun içerisinde var olmalarını, orada yaşamaya devam etmelerini istedim. Böylece kendimden de kurtarmış olacaktım. Bir şekilde kafamın içinde fazlaca yer kaplamaya başlamışlardı.

Önce bir kaç yayınevine gönderdim. Tabi ki bugüne kadar yaptığım her şey gibi, ticari olmadığından yazılar, hakkında olumlu eleştiriler alsam da basımı konusunda olumlu cevap alamadım. Hiç unutmuyorum birisi basit bir şekilde internette yayınlamamı söyledi. Evet internette yayınlayabilirdim ama o zaman onları uzay boşluğuna atmış olur ve bir kara deliğin yutmaması için dua ederek geçirirken bulurdum kendimi.

Sonra bağımsız olmanın hafifliğini bir kez daha hissettim. Sonuçta ben bağımsızdım. Tasarımcı olarakta bağımsızım. Hiç bir şirkete, kuruma, kuruluşa, derneğe, odaya bağlı değilim ve bunun yarattığı bir özgürlük var. (Ve itiraf edeyim bu yaptığım işi yapmama devam etmem adına beni motive ediyor. Sanki bu dünyanın rezil sistemine karşı koyuyomuş gibi hissediyorum kendimi)
Sonuçta istediğim şekilde kitabımı basabilir, kendi mağazamdan ve internetten satabilirim diye düşündüm. (Evet sonsuz bir ekonomik olanağım yoktu, ama inandığım bir şey var ki kısıtlamalar insanı daha yaratıcı kılabiliyor)

Ve uzun ve titiz bir çalışma süresinden sonra, gerçekten içime sinen, bana benzeyen bir kitap çıktı ortaya.

Burdaki yazılarımı da zevkle okuyanların beğenebileceğini düşünüyorum.

Kitabımı bu  adresten online olarak sipariş edebilir, mağazamdan satın alabilir ya da bir mail atarak benden isteyebilirsiniz.

Heyecanla geri dönüşleri bekliyorum.

Herkese iyi haftasonları.

yasemin

Yere Basmayan Çiçek

4.3.14


Kendi ayakları yere basmayan biri olarak aldığı çiçeğin de yere basması beklenemezdi. :)
 

yıldız bilimcisiyim ben © All rights reserved · Theme by Blog Milk · Blogger