Hikayeler

31.1.14


Karşımda duruyor. Bir cafedeyiz. Hemen girişin yanındaki camın kenarında oturuyoruz. Çok geniş ve büyük bir cam bu ve içeriye soğuk mevsimin sıcak gün ışığı vuruyor. Ne zaman güneşin o bulutların arkasına saklanacağını ve bir daha ne zaman yüzünü göstereceğini tahmin edemediğiniz bir aralık. Bu mevsimde bu kentte gün ışığı şans demek. Işıkla yıkanan yüzümüz olduğumuz yerin yüksek tavanları sayesinde havayla da temas edip bize nerede olduğumuzu unutturuyor. Oturduğumuz masayı, duvarların rengini, dokusunu, dışardan geçen insanları, kaldırımın hemen bitişinden başlayan nehri görünmez yapıyor. İşte karşımda bu yüz var. Ona bakıyorum. Dışarıyı izlemesini izliyorum. Arkasındaki duvarda duran tabloyu farkedişini, ve gülerek yüzünü dönüp bana göstermesini, gülümsemesini, nefes alıp verişini izliyorum. Aklından geçenleri merak ediyorum. Eğer ölürken yaşantım gözümün önünden bir film şeridi gibi akıp geçicekse bu an kesinlikle o filmin bir karesini yaşıyorum. Unutmak istemiyorum. Hissini. Özenle yanımızda taşıdığımız göstergesinin kırık olduğu,  eski fotoğraf makinamızı çıkartıyorum. Bana dönüp baktığı an onu zamanın içinde donduruyorum.

İlham #13

30.1.14

Xu Zhen

Bir Film Önerisi / Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı


Duyguları sıralamaya kalktığımızda nedense dil dediğimiz araç yeterli olmuyor. Resim, fotoğraf, heykel, sinema ve diğer bütün sanat dalları yardıma koşuyor. Hatta birebir üstleniyor. Bu filmde de benim hissettiğim, kelimelere dökmekte zorlandığım garip bir duygusu vardı. Anlatmaya çalışayım.
İnsan bazen hayatta sorduğu sorulara cevaplar bulmak için işaretler arar. Ve o işaretleri kendisi uydurur ve onları takip ettiğini düşünerek bir yolculuğa çıkar. Bulduğu cevap ise aslında hiç bir işaretle alakası olmayan son derece basit ve olağan bir şeydir. Sonra farkına varır ki, ne soruların ne cevapların önemi vardır. Yolculuğun kendisi muhteşemdir, işaretler aramayı bırakır, onları yaratır, farkına varır, görür, hisseder, yaşar ve bunun gibi yüzlerce duygu...

Filmin garip duygusuyla, garip melodisinin örtüşmesi ise ayrı bir güzellikteydi.


Değiştirmeye Çalışanlar


Geçen gün metroda tam karşımda bu üstteki afiş duruyordu. Bir psikiyatri merkezinin reklamı. Öngördükleri şey değişmeniz, vadedilen de sizi değiştirecek olmaları. Bu bana çok garip ve ürkütücü geldi.

Yaşamdaki en önemli şeylerden biri anlamak ve anlamlandırmaktır bence. İnsanın kendini ve yaşamı anlaması ve keşfi. Ama bunu yapmak yerine televizyonda kanal değiştirir gibi olduğu kişiyi değiştirme isteği,  olduğu kişiyi anlamadığında onu da değiştirmek istemesiyle devam edip gidecek olan bir sürecin başlangıcıdır.
Ayrıca değişmek bu kadar kolay mıdır? Kaç seans gerekir? Beni kim değiştiricek? Beni değiştireceğini düşünen kişinin aynı zamanda bir doktor olması son derece korkutucu değil mi?  Değişim ne kadar sürecek? Değiştiğimi nasıl anlayacağım?
Bütün bu sorular bile bunun ne kadar büyük bir saçmalık olduğunu anlamamıza yetiyor galiba.

Bu aşağıdaki internette tesadüfen denk geldiğim bir resim. Bana daha mantıklı geldi.

not:Ya da dönüşmek
de olabilir.



Bir heykel

5.1.14

Bu heykeli çok sevdim.


 

yıldız bilimcisiyim ben © All rights reserved · Theme by Blog Milk · Blogger